
Bunu iki döneme ayırmak lazım: 2020 planı ve 2025’te öne çıkan “Gaza / İsrail-Hamas” planı.
2020 “Peace to Prosperity” Planı
Trump yönetimi, 2020 yılında “Peace to Prosperity: A Vision to Improve the Lives of the Palestinian and Israeli People” adlı planı (Kuşner / ekibiyle) açıkladı.
Öne çıkan maddeleri şunlar:
Filistin’e sınırlı bir devlet önerisi var, fakat egemenliği büyük ölçüde kısıtlı: savunma, sınırlar, dış politika gibi alanlarda İsrail kontrolünde kalacak kurumlar.
Yerleşim birimleri (İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimleri) plan içinde meşru kabul ediliyor, hatta bazı bölgelerin ilhakı beklendiği ima ediliyor.
Kudüs meselesi: plan, Kudüs’ün tamamını İsrail’in başkenti olarak tanıma yönünde. Filistin için “Kudüs’ün kenar mahalleleri / doğu bölgeleri” gibi sınırlı yerler öneriliyor.
Ekonomi vurgusu: çok büyük altyapı yatırımları, kalkınma projeleri, şirket / özel sektör katılımları vs. Planın ekonomik kısmı geniş hacimliydi.
Koşullar / şartlar: Filistin tarafına çeşitli reformlar, güvenlik garantileri, terörle mücadele yükümlülükleri dayatılıyor.
Filistin tarafı bu planı reddetti, çünkü “ön koşullara / İsrail lehine düzenlemelere çok fazla bağımlı” buldular.
Özetle: 2020 planı, İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarını oldukça güçlü biçimde ön planda tutuyor; Filistin’e devlet hakkı veriyor ama sınırları çok sınırlı, egemenliği kısıtlı. Eleştirmenler “Filistin için tam anlamıyla bağımsız bir devlet duygusu vermiyor” dediler.
Eylül 2025 / 20 Maddelik Gaza Planı

2025’te Trump, özellikle İsrail–Hamas / Gazze odaklı bir plan açıkladı.
Planın başlıca unsurları:
1. Acil ateşkes / geçici barış
Eğer hem İsrail hem Hamas kabul ederse, savaş duracak. İsrail’in bombardımanı / askeri harekatı donacak, hatta bazı bölgelerde çatışma hattı “donmuş” hale gelecek.
2.Tutsak & rehin takası
72 saat içinde, kabul edilirse, rehineler serbest bırakılacak — hem yaşayan hem ölen rehineler. Karşılık olarak İsrail, Filistinli tutukluları ve Gazze’de tutulanları bırakacak.
3.Gaza’nın silahlarından arındırılması / demilitarizasyon
Hamas’ın askeri altyapısı yok edilecek; tüneller, silah depoları vs. Kemikleşmiş militerya yapıları tasfiye edilecek.
4.Uluslararası geçiş yönetimi / geçici yönetim
Gazze, teknokratlardan oluşan geçici bir yönetim altında olacak; “International Stabilization Force” (uluslararası istikrar gücü) devreye girecek. Trump’un “Barış Kurulu” (Board of Peace) gibi önerileri de bu geçiş süreciyle bağlantılı.
5.İsrail askerlerinin kademeli çekilmesi
İsrail, silahlarının denetlendiği ve güvenlik sağlandığı bölgelerden kademeli çekilecek; ama bazı sınır bölgelerinde ya da tampon bölgelerde güvenlik unsurları bırakabileceği öngörülüyor.
6.Yeniden imar & ekonomik kalkınma
Gazze’de altyapı yeniden kurulacak, büyük yardım projeleri devreye girecek. Özel sektör + uluslararası finans kaynakları kullanılacak. Özel ekonomik bölge fikri var.
7.Filistin’in siyasî ufku / özerklik
Plan, Filistin yönetimi reformları, ulusal yapıların yeniden değerlendirilmesi gibi konuları içeriyor; uzun vadede “Filistin devletine geçiş” imkânları tartışmalı şekilde serpiştirilmiş durumda.
8.Hamas’a af / güvenli çıkış imkânı
Silahları bırakmaya razı olan Hamas üyeleri için bazı af / koruma imkânları öne sürülüyor; isteyenlerin Gazze’yi terk etme hakkı olabilir.
Planla birlikte Trump, Hamas’a belirli bir süre (ultimatom) verdi: kabul etmezse ciddi askeri seçenekler kullanabileceklerini söyledi.
Bu yeni plan, 2020 planından daha “çatışma sonrası” odaklı, yani savaşan bölgeler, güvenlik, yeniden inşa üzerine çok ağırlık veriyor. 2020 planı daha genel, Filistin topraklarının statüsü ve uzun vadeli siyasi çözümlere yönelikti.
Arka Planda Ne Dönebilir?
Burada “görünmeyen güçler”, çıkar dengeleri, piyon kullanımlar falan devrede. İşte düşündüklerim:
ABD nüfuzunu pekiştirme: Bu plan Trump için büyük bir “Ortadoğu’da söz sahibi olma” fırsatı. Eğer plan başarılı olursa, ABD hem güvenlik garanti edeni hem arabulucusu hem de “yeniden inşa” patronu olarak rol oynar. Gazze’yi “yeniden modelleme” fırsatı önemli — kimden yardım gelecek, hangi lojistiklerle, hangi ülke şirketleri devreye girecek, hepsi ABD’nin tercihleriyle şekillenebilir.
İsrail’in güvenliği / kontrolü sürdürme: Trump’ın planı İsrail’in güvenlik çıkarlarını çok gözetiyor. Hamas’ın silahsızlandırılması, bölgede “terör kaynaklarının” yok edilmesi İsrail için büyük kazanım. Aynı zamanda bazı bölgelerde tampon askerî kontrol bırakma imkânı öngörülüyor. Yani İsrail tamamen çekilse bile etkisi, kontrol mekanizmaları sayesinde sürecek.
Hamas’ı zayıflatıp egzile etme / delegitimleştirme: Plan Hamas üzerindeki otoriteyi sarsmayı hedefliyor. Silahsızlanma, geçici yönetim, af teklifleri vb. araçlarla Hamas’ın siyasi gücü kırılabilir. Otoritesiz kalırsa Filistin sahnesi değişir.
Arab ülkeleri rolü / sempati kazanma: Trump bu planla Arap dünyası ile ilişkileri yeniden canlandırmak isteyebilir. Planın kabulü, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün gibi ülkelerle diplomatik kazanımlar açabilir. Arab devletleri yardımı, yeniden imar finansmanı, siyasi destek önemli.
Uluslararası prestij / seçim yatırımı: Trump’ın planı, ABD iç politikası açısından da bir koz. Başarı olursa “büyük barış mimarı” imajı gelir. Başarısız olursa “saçma planlarla bölgeyi daha da karıştıran bir aktör” eleştirisi.
Risk: direniş, iç çatışma, planın çökmesi: Hamas kabul etse bile alt maddenin uygulanması çok zor. Taahhütler tutulmazsa (silahsızlanma, güvenlik garantileri, yeniden inşa), yeni çatışmalar çıkar. Ayrıca Filistin halkının planı dışlanmış hissetmesi, tepki doğurabilir.
Bölgesel güç dengeleri: İran, İsrail, Suudi Arabistan gibi aktörler kendi çıkarlarına bakacaklar. İran Hamas’a destek veriyorsa, bu plan İran’ın bölgesel nüfuzunu azaltmaya yönelik bir manevra olabilir. Rusya, Çin vs. dış aktörler de bölgede pozisyonlarını korumaya çalışacak.
Ekonomi / finans kaynakları kontrolü: Yeniden inşada hangi şirketler işe alacak, kim denetleyecek, kimin kredisi kullanılacak — hepsi stratejik. Yardımların şartlı olması, şirket ihaleleri, siyasi nüfuz meseleleri büyük etki yapar.
Olursa Ne Olur? Olası Senaryolar & Artı / Eksi Yanlar
Pozitif Senaryolar
Savaş durur, sivil halk rahatlar,
Gazze’de yeniden inşa başlar.
Rehineler / tutsaklar serbest kalır, aileler rahatlar.
Hamas’ın askeri gücü kırılır, barış sürecinin önü açılır.
Filistin’de istikrar ve güvenlik artar, bölgeye yatırım gelir.
Arap-İsrail normalleşmeleri hızlanır; bölgesel işbirliği artar.
Trump / ABD uluslararası arenada prestij kazanır.
Negatif Senaryolar / Zorluklar
Hamas reddeder / gereklilikleri yerine getirmez → plan çöker, savaş devam eder.
İsrail ya da bazı gruplar planın bazı maddelerini uygulamaz → güven bunalımı yaratır.
Geçici yönetim / uluslararası güçler çatışır — kim yönetecek, kim karar verecek, anlaşmazlık çıkar.
Yerel halk tepkisi / direniş — plan “dışarıdan dayatma” şeklinde algılanırsa protestolar çıkar.
Finans kaynakları yetersiz kalır → projeler yarım kalır, kalkınma sorunlu olur.
Yeni radikal unsurlar çıkar — planın boşluğu radikallerin yeniden örgütlenmesine fırsat verebilir.
Bölge devletleri / İran gibi aktörler planı baltalar — proxy savaşlar, destekleme, müdahale olabilir.
Bu plan kulağa çok görkemli geliyor — “72 saatte rehineler, barış, yeniden inşa, uluslararası güç, teknokrat yönetim” gibi maddeler. Ama ben şüpheciyim: pek çok adım sözde, uygulama kısmı hayli karmaşık.
Benim tahminim:
Başta plan biraz gerçekleşir: ateşkes, rehineler takas edilir. Bu adım kamuoyu baskısıyla zor ama yapılabilir.
Ama özellikle Gaza’nın demilitarizasyonu, geçici yönetim, Hamas’ın siyasi rolünün dışlanması gibi kısımlar büyük dirençle karşılaşır.
Eğer plan yarım kalırsa, bölgede daha fazla karışıklık çıkar, halkın güveni daha da düşer.
En büyük belirleyici: uluslararası aktörlerin (Arap ülkeleri, İran, BM, AB) desteği. Trump tek başına yapamaz işi.
Bu plan başarılı olursa, Trump’ın “Ortadoğu’nun arabulucusu” olarak dönmesi büyük bir zafer olur. Başarısız olursa, “hayal kırıcılığı” ve “ABD’nin bölgeyi kontrol etme hırsı” şeklinde eleştirilir.







